Umduğunu Bulamayan Tanrıça: Audrey Hepburn


Boynu kuğu gibi ince ve uzun, vücudu ancak bir minik çocuğa ait olabilecek kadar zarif ve kırılgan, tavırları bir kraliyet ailesinden gelmişcesine aristokratik, çok sonraları masumiyet, güzellik ve zarafetin simgesi olarak anılacak o kadın: Audrey Hepburn.

Audrey Hepburn 4 Mayıs 1929’da, Belçika’nın Ixelles, Brüksel bölgesi kentinde doğdu. Annesi Hollandalı bir barones, babası İngiltere’nin zengin bankacılarından biriydi. Hollywood tarihinin en olağanüstü aktristlerinden biri olan Audrey Hepburn için zamanın yönetmenleri onun kapısında yatıyordu. Ancak o şatafatlı bir hayat yerine sessiz sakin bir hayatı tercih etti. Bütün dünya onun güzelliğine tapıyor ancak o kendini oldukça sıradan görüyordu.

Çok farklı bir kişilik olan Audrey Hepburn, yalnızca mükemmel ve usta bir oyuncu değil, aynı zamanda bu dünyayı daha iyi ve yaşanılır bir yer haline getirmek için çabalayan bir iyilik meleğiydi adeta. Audrey Hepburn hayatının gençlik yıllarında ileride Hollywood sinemasına damga vuracak bir oyuncu olacağını ummadığını söyler bir röportajında. Oyunculukla tanışması savaş yıllarından sonra ufak ufak sahne arkalarında yaptığı dekor işleriyle başlamıştır.Başarıyla çok erken yaşlarda tanıştı. İlk filmi olan Roma Tatili ile dünya çapında ünlendi ve oscar kazandı.Usta oyuncu daima mutlu bir evlilik ve huzurlu bir yaşamı tercih etti. Sabaha kadar süren partilere ve moda şovlarına gitmek yerine evde kocasına yemek pişiren bir eş olmayı seçti.

Hepburn çocukluğundan bu yana nevrotik depresyondan mustaripti. Özellikle başarısız hamilelikleri onu çok zorladı. Daha sonra, “Bir kez daha düşük yaptıktan sonra neredeyse delirecektim” diyerek yaşadıklarını anlattı. Annelik hayatta en çok istediği şeydi. 30 yaşında iken bu büyük rüyasını gerçekleştirmiş oldu. 1988 yılındaki zamansız ölümüne kadar usta oyuncu, UNICEF Özel Büyükelçisi görevini sürdürdü. Açlık çeken ve savaşın dehşetinde yaşayan çocuklara yardım elini uzattı. Çeşitli insani yardım projelerinde aktif olarak yer aldı. Amerika’nın en yüksek sivil ödülü olan ‘Başkanlık Özgürlük Madalyası’nın sahibi oldu.

Audrey Hepburn, ailesinin genetiğinde olan kanser hastalığına yakalandı ve 63 yaşında hayatını kaybetti. Zor ama kesinlikle ilginç ve olağandışı bir hayat yaşadı. Hem acı hem de hüzün, sonsuz sevinç ve sevgiyle doluydu… Ünlü aktristin Hollywood’a damga vuran başlıca filmleri şunlardır:
-Roma Tatili (1953)
-Sabrina (1954)
-Savaş ve Barış(1956)
-Şahane Macera (1957)
-Breakfast at Tiffany’s (1961)
 

Beğendiniz mi? Öyleyse paylaşın!


Bu içeriğe tepki ver

çok iyi çok iyi
6
çok iyi
kötü kötü
2
kötü
iyi iyi
0
iyi
yok artık yok artık
0
yok artık

0 Comments

Yorum Yapın

İlginizi Çekecek Diğer İçerikler

shares